İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ İLE İLGİLİ ORATORYO (1) (TİYATRO

2009-09-05 17:49:01

İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ İLE İLGİLİ ORATORYO (1) (TİYATRO OYUNLARI, SKEÇLER, PİYESLER) (İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ VE MEHMET AKİF ERSOY’U ANMA GÜNÜ YAZILAR, BİLGİLER 12 MART)

 

1. SES: Yenilmişti ordularımız,yıkılmıştı Anadolu,

 Yıllarca süren savaşlarda göz yaşı dökmüştü analar,

 Cephelerden dönmeyen kınalı kuzularının ardından.

 Ve çocuklar…Babalarını sormaktan analarına,

 Kaçırır olmuştu gözlerini analar çocuklarından.

 Gelmiyordu cephelerden babalar,

 Işımıyordu çocuk yüzlerdeki gözler

 

  2.SES: Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş

             Bütün tersanelerine girilmiş,bütün orduları dağıtılmış

             Ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş

 

 3.SES:Ve sancak…

             Ve al sancak…

            Ve bu şafaklarda nazlı nazlı yüzen al sancak…

           Ve korkuyordu bu şafaklarda yüzyıllardır

            Nazlı nazlı yüzen al sancak

            Korkuyordu… Korkuyordu… Korkuyordu

             Bu şafaklarda,

             Nazlı nazlı yüzen

              Al sancak

            Korkuyordu

 

KORO: Korkma,sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

             Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak

            O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak

             O benimdir, o benim milletimindir ancak.

 

 4.SES:  Dört bir yanından memleketimin,

             Yakıp yıkarak,silip süpürerek gelen çekirge sürüleri

              Şimdi Anadolu'daydı.

               Türkün son kalesinde, son sığınağında

             Harap olmuş bahçeler, viran olmuş bağlar

            Bülbül ötmez güller açmaz olmuştu

          Ve bayrak…

               Kederliydi,düşünceliydi

               Asıktı çehresi,çatıktı kaşları

 

                        KORO: Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!

                                     Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet bu celâl!

                                     Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl

                                     Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!

 

                        5.SES: Nasıl tutsak olurdu bu vatan?

                                   Nasıl tutsak olurdu bu gök?

                                   Nasıl tutsak olurdu bu dağ, bu taş, bu ova?

                                   Nasıl tutsak olurdu bu gök altında

                                   Bu vatanda, dağda,taşta ,bu ovada yaşayan, bu millet?

 

                        6.SES:Ve tutsak edeceğini sanarak Gafil

                                   Bu vatanı bu milleti

                                   Topuyla,tankıyla,tüfeğiyle, donanmasıyla geldi

 

                        7.SES:Geldikleri gibi giderler

 

                        KORO: Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

                                    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

                                    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

                                   Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

 

                        8:SES: Çelik medeniyetinin, çelik ruhlu insanları

                                   Çelikten silahlarıyla geldiler.

                                   Kimi yamyam,kimi Hindu, kimi bilmem ne bela

                                   Çelik ruhlarıyla ve çelik bedenleriyle

                                   Ölüm yağdırdılar garbın afakından

 

                        9:SES: Garbın mazlum evladının tek silahı,  iman dolu göğsüydü.

                                   Yoktu başka hiçbir silahı, doğruydu

 

                        10.SES:Ama insandı daha

                                   Kalbi taşlaşmamıştı göğüs kafesinde

                                   Kendini yok etmek için gelmiş, canına kast eden

                                   Düşman askeri için de göz yaşı dökebilir Ve ekmeğini de bölüşebilirdi

 

                        11:SES:Çünkü insandı daha

                                    Sömürmez,yağmalamaz,talan etmezdi

                                    Ve bunlar için savaşmazdı

                                   Yaşamasını da bilirdi adam gibi ölmesini de

                                   Adalet,vatan ve istiklal

                                   Yaşamak da ölmek de

                                   Savaş da barış da bunlar içindi

                                   Çünkü o garbın mazlum evladıydı

 

                        12.SES:Çelik medeniyetinin, çelik ruhlu insanları,

                                   Çelikten silahlarıyla geldiler.

                                   Kimi yamyam,kimi Hindu, kimi bilmem ne bela

                                   Çelik ruhlarıyla ve çelik bedenleriyle

                                   Ölüm yağdırdılar garbın âfâkından

 

                        KORO:Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,

                                   Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar?

Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.

 

                        13:SES:Namus ve şeref  diyarıydı bu diyarlar.

                                   Namuslu ve şerefli insanlar yaşardı bu diyarlarda.

                                   Her kes içindi özgürlük adalet hürriyet.

                                   Şimdiyse,dünyanın dört bir yanından,

                                   Yurdumu kuşatmaya gelmişti alçaklar!

 

                        14:SES:Yurdumu, kuşatmaya gelmişti, alçaklar!

 

                        KORO:Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın.

                                   Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.

                                   Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…

                                   Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın

 

                        15:SES:Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır!

 

                        16:SES: Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır!

 

                        17.SES: “Ben, size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum!”

 

                        18.SES: İtiraz etmediler,

                                    Hayatlarının baharında,

                                    Tomurcuk bir gonca gibi düştüler toprağın kara bağrına.

                                    Kanlarıyla suladılar zafer çiçeğini

                                    Kana kana içtiler şehâdet şerbetini.

 

                        KORO:Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı;

                                   Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

                                   Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı:

                                   Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

 

                        19.SES.Sanmıştı ki tek dişi kalmış canavar

                                   Sahipsizdi bu topraklar.

                                   Elini kolunu sallayarak gelecek

                                   Şehit kanlarıyla sulanmış bu topraklara sahip olacak.

                                   Sanmıştı ki kalmamıştı bu cennet vatanın uğruna feda olacak

 

                        KORO:Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda

                                   Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!

                                   Canı,cânanı, bütün varımı alsın da Huda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda

 

                        20.SES:Düşman çizmeleri mi çiğneyecek ti bu vatanı?

                                    Nâmahrem eller mi dokunacaktı mabedimin göğsüne

                                    Dinin temeli olan ezanlar susacak mıydı?

                                    Memleketimin göğünde

 

                        KORO:Ruhumun senden , İlâhi, şudur ancak emeli:

                                   Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli    

                                   Bu ezanlar -ki şahâdetleri dinin temeli-

                                   Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli

 

                        KORO:O zaman bin secde eder-varsa- taşım,

                                   Her cerîhamdan, İlahi, boşanıp kanlı yaşım,

                                   Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na’şım;

                                   O zaman yükselerek arşa değer belki başım

 

540
0
0
Yorum Yaz